"O"
Elinizden tutuverir bi umut
Sürükler sizi aydınlığa...
Aydınlıktır sonu sizin için, herşeyi sizin için yaptığını bilirsiniz...
Onu ölümüne seversiniz!
Gecikmeyin o zaman, gecikmeden farkedin kıymetini, her zaman "o" çıkmayacak karşınıza, onu öyle çok sevin ki, güzel ellerini öylesine sıkı tutun ki asla bırakamasın, asla bezdirmeyin onu, kıskanın ama çok değil, sevin ama boğmadan, onu sakın kaybetmeyin...
Böyle yazılar hep kaybedilenlerin gölgesinde yazılır sanılır aslında. Öyle de yapardım eskiden... Ancak öyle birisini alın ki hayatınıza, bu yazıları onu severken yazın. Bir ömür boyu ayrılmak istemezken, ellerini sıkı sıkıya kavramışken, her öpüşünüzde bir kez daha doğuyorken yazın... Gecikmediniz hala! Kaç yaşındasınız? 15, 20, 40 hatta 60... Hiç geç kalmadınız... Öyle yakında ki size o kişi, gözlerinizi açın, gururunuzu geçin, sözcükleri aşın, işte artık onunlasınız! "O" sizi bırakmayacak kadar seviyor, siz ona ölesiye aşıksınız...
Daha mutlu olabilir misiniz? Dünyanın en zengin insanı olsanız ya da en başarılı, farkeder mi? Onun ellerinden tuttuğunuz anlardaki kadar mutlu olabilir misiniz?
Ben cevabı biliyorum;
Asla!
Asla o kadar mutlu olamazsınız. güvenmenin huzurunu tattıktan, sevilmenin hazını aldıktan sonra inanın daha mutlu olamazsınız...
Gecikmeden bulun onu, bulduysanız da beklemeyin, "o"ysa eğer zaten sizi bekliyordur...









